LİBERAL DÜŞÜNCE, SAYI 40, GÜZ 2005 AVRUPA MEDENİYET VE TÜRKİYE

Editör: Atilla Yayla

%25 İNDİRİM 7,50 YERİNE 5,63

ÜRÜN DETAYLARI

TAKDİM
Liberal Düşünce bu sayısıyla 10. yılını tamamlıyor. Tam on yıl, dile kolay. Türkiye’de dergi yayımcılığının hangi zorlukları göğüslemeyi gerektirdiğini bilenler, Dergimizin 10. yılını tamamlamasını takdir etmekte cimri davranmayacaktır. Gerçekten, 10 yılını tamamlayan hemen hemen her dergi takdire lâyıktır. Hele bu dergi bir fi kir akımının temsilcisi olma iddiasını taşıyorsa, her türlü övgü ve takdiri hak etmekte demektir. Zira, dergilerin kalıcı veya iz bırakıcı olması, yazıların rasgele derlenmesiyle oluşan bir “dergi” olmanın ötesine geçmek, bir fikriyatı temsil etmek, yeni şeyler söylemek, meselelere bir perspektiften bakabilmekle yakından alâkalıdır. Liberal Düşünce bu yönüyle Türkiye’nin en özgün dergilerinden biri olmayı başarmıştır. Etkisi ve ağırlığı, gittikçe daha çok aranır olmasının gösterdiği üzere, mütemadiyen artmaktadır. Liberal Düşünce 1996 yılının başında yayınlamaya başladı. İlk sayımızın takdiminde editör Mustafa Erdoğan “Bu Dergi” başlıklı bir takdim yazısıyla Dergi’nin neden çıktığını ve ne yapacağını açıklamıştı. Erdoğan, takdimin bir yerinde, Dergi’nin “…asıl amacı Türkiye’de liberal düşüncenin gelişimine katkıda bulunmaktır” demekteydi. Geride kalan on yılda bu amaca ulaşıldığını söylemek, bu derginin düzenli takipçilerine veya on yıllık külliyatı gözden geçireceklere hiçbir şekilde bir abartma olarak görünmeyecektir. Liberal Düşünce, kelimenin tam anlamıyla, ülkemizde bir liberal düşünce külliyetı oluşturma işini başarmıştır. Bunu söylerken bu işin tamamlandığını iddia etmiyorum. Söylemek istediğim, Liberal Düşünce’nin gerekli başlangıcı yaptığı, yolu açtığı ve daha da ilerlemek için gerekli alt yapıyı hazırladığıdır. İnanıyorum ki, Türkiye’de liberal düşünce değerlendirilir, tartışılırken, Liberal Düşünce dergisi öncesi ve derginin yayınlandığı devre ayrımı mutlaka ve haklı olarak yapılacaktır. Liberal Düşünce sadece bir dergi olarak değil, Türkiye’nin bütün tarihinin en sistematik liberal fi kir hareketinin bir parçası olarak da önemli bir misyon üstlenmiş ve misyonunu olması gerektiği gibi yerine getirmiştir. İçinde yer aldığı bütünle birlikte düşünüldüğünde Dergi, daha şimdiden tarihe geçmiştir. Liberal Düşünce dergisi bir çok yazarı ve konuyu Türkiye’nin okur çevreleriyle ilk defa buluşturan vasıta olmuştur. Bir okul gibi çalışmış ve hem liberal fi kir insanlarını hem de fi kir işleriyle ilgilenen herkesi teşvik etmiştir. Seviyesini hiçbir zaman düşürmemiş, hemen hemen her sayısında ses getirici, öncülük yapıcı yazılara yer vermiştir. İleride Derginin muhtevasıyla, çizgisiyle, tarzıyla ilgili çalışmalar yapanlar bu noktanın hemen farkına varacaklardır. Derginin bu sayısının ana teması “Avrupa, Medeniyet ve Türkiye” dir. Her zaman olduğu gibi Liberal Düşünce bu konuda da farklı perspektifl erin varlığından okuyucuyu haberdar etmektedir. Meseleye, daha soğuk kanlı bir şekilde ve “ya hep 4 ya hiç” demeden yaklaşmaya çalışmaktadır. Bu sayıdaki bir küçük dosya ayrıca önem taşımaktadır. Dosyada, büyük fi lozof Gutave de Molinari ilk defa Türkiyeli okuyucuyla buluşmaktadır. Bu öncü fi kir adamının Türkiye’de hiç bilinmemesi hüzün vericidir. Molinari’nin eserlerinin ileride Türkçe’ye aktarılması ve Molinari üzerine akademik çalışmaların yapılmasını temenni ediyorum. Bu sayıda yakınlarda hayata veda eden iki tarihi isimle ilgili küçük yazılarımız da var. İlki Arthur Seldon hakkında. Seldon liberal fi kriyatın 1980’ler İngiltere’sinde tekrar baskın hâle getirilmesinin kahramanlarından biri. İkincisi A.B.D.’ de siyah sivil haklar hareketinin fi tilini, otobüste koltuğunu bir beyaza vermeyi redderek ateşleyen Rosa Parks hakkında. İlgiyle okuyacaksınız. Bu, benim Liberal Düşünce’nin editörlüğünü yaptığım son sayısı. Dergi editörlüğü çok meşakkatli ve bir o kadar da zevkli bir iş. İstediğim herşeyi yaptığımı veya hiç hata yapmadığımı söylersem yanlış olur. Ancak, imkânlar ve şartlar dahilinde her zaman elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. Derginin editörlüğünü değerli dostum, meslektaşım Mustafa Erdoğan’a devrediyorum. Erdoğan’ın editörlüğünde Liberal Düşünce’nin çok daha etkili, kalıcı ve kapsayıcı bir dergi hâline geleceğine içtenlikle inanıyorum. Editörlük yaptığım süre içinde çeşitli şekillerde işbirliği yaptığım bütün arkadaşlarıma, dostlarıma anlayış ve yardımları için teşekkür ediyor, açık zihinli ve özgürlük dolu günler diliyorum.
Atilla Yayla
  •   5,63
  • ISBN 13:1300-8781 (ISSN)
  • 18 cm X 26 cm
  • 365 Sayfa
  • Karton Kapak
KİTABIN ADI: LİBERAL DÜŞÜNCE, SAYI 40, GÜZ 2005 AVRUPA MEDENİYET VE TÜRKİYE
KİTABIN YAZARI: Editör: Atilla Yayla
KİTABIN ALT BAŞLIĞI: Avrupa Medeniyet ve Türkiye
  • EDİTÖR: Atilla Yayla
  • İÇ TASARIM: Liberte Yayınevi
  • BASKI: Güz 2005